‘Turkcell Platinum’ Hizmetleri Deneyimim

Turkcell, geçmişten bu yana “marka nasıl olunur?” sorusunun tam karşılığı olarak sahnenin ortasında duruyor. Uzun yıllar kullanıcısı olan hemen herkes, kusurlarıyla birlikte gerek kalite, gerekse işleyişin farkında. Tabi bu durumda farklı operatörlerle girişmiş olduğu büyük rekabetin de payı azımsanamayacak kadar fazla! Zaten rekabetin olmadığı bir yerde kalite ve yenilikten söz etmek oldukça güç. Özellikle yenilikler açısından baktığımızda, rekabetin az olduğu ya da hiç olmadığı alanlarda, güncellemenin çok geç geldiğini rahatlıkla gözlemleyebiliriz! :)

Gelelim Turkcell’in ‘Platinum‘ hizmetine…

Biz tüketiciler hizmetin her zaman daha iyisini talep ederiz. Turkcell de bu talebi göz önünde bulundurmuş ve ‘Platinum’ adında bir hizmet alanını tüketicilere sunmuş. Uzaktan bakıldığında ‘ayrımcılığın daniskası‘ şeklinde yorumlanabilir. Ama şunu da unutmamalıyız ki potansiyel kitlenin tamamına hitap edebilecek stratejiler oluşturmak şart!

Turkcell Platinum tarifelerinden birinin kullanıcısı olarak standart tarifelere göre(benim açımdan) daha kaliteli ve avantajlı olduğunu söyleyebilirim. Tabi bu kullanım alışkanlıklarınıza göre değişkenlik arz edecek bir durum! Aşağıda sıralamış olduğum bir çok ekstraya, standart tarifelerdeyken ulaşabilmek mümkün değil!turkcell-platinum-nasil‘Turkcell Platinum’ hizmetleri kullanıcılarına sunulmuş bazı ayrıcalıklar şu şekilde;

  • Belli otellerde cüzi miktarlarda da olsa indirim
  • Seçilmiş mağaza ve AVM’lerde belirlenmiş % x oranında indirim
  • Havaalanları taşımacı şirketlerinde indirim ya da ücretsiz seyahat
  • Haftanın belli günlerinde, anlaşmalı yerlerde 1 alana 1 bedava sinema bileti
  • Seçilmiş kafelerde, belli günlerde hediye kahve
  • Kahvaltı alanlarında % x oranlarında indirim
  • Araç park alanları ve seçilmiş AVM’ler de ücretsiz yada indirimli otopark hizmeti
  • Bazı doğa sporlarından bir kaç saat de olsa ücretsiz yararlanma
  • Anlaşmalı spor salonlarına belli günlerde ücretsiz giriş
  • Yeni anne olanlar için bazı müzelerde ücretsiz özel rehberli gezinti
  • Araç muayenede % x oranında indirim
  • İndirimli deniz taksi ya da özel şoför hizmeti
  • Yurt dışında aynı tarife içeriğinden yararlanma
  • TIM’lerde çeşitli indirimler (akıllı telefon, aksesuar vb.)
  • Turkcell TV’yi Wi-Fi ile izleme seçeneği ve tarifeden belli GB ayrıcalığı, film kiralama vb.
  • Müşteri hizmetlerine mail veya çağrı yoluyla ulaşma ya da aradığınızda direkt müşteri hizmetlerine bağlanma vs.

Yukarıdaki tüm ayrıcalıklar her insana hitap etmeyebilir. Şimdi “deniz taksiye işimiz ne zaman düşer?”, “doğa sporlarıyla hiç işim olmaz!” gibi düşünceler aklınızdan geçebilir ki zaten bu ayrıcalıkların hepsini kullanmak zorunda değilsiniz. Örneğin indirim sunan mağazalar da çoğumuzun yakından tanımadığı, her yerde şubesi olmayan veya internet perakendeciliği mağazaları. İşte olay burada; yaşadığın yer, tarz, bütçe vs. Araç muayenesinde indirim hizmeti ise bu ayrıcalıklar arasında dikkat çekenlerden. Sonuçta günümüzde neredeyse her haneye bir araç düşüyor.

Benim tam anlamı ile ilgilendiğim ise sizinle paylaştığım son madde! Çünkü adamların geri dönüşü çok iyi! Sonuçta herkesin operatörü ile bir sorunu oluyor. Geçenlerde Platinum uygulamasının içindeyken müşteri hizmetlerine mail yoluyla ulaşma ve telefonla arama seçeneği de vardı ki o bölüme dokunmuş bulundum. Aradan bir iki gün geçmişti ki kayıtlı olmayan bir numara beni aradı ve “İyi günler. Ben A……B… Turkcell Platinum hizmeti uygulamasından çağrı bırakmışsınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?” dedi. Tabi ben yanlışlıkla da olduğu için şaşkınım… Üzgün olduğumu, çağrıyı yanlışlıkla gönderdiğimi söyleyerek kapattım. Şimdi soracaksınız: “iki gün sonra dönmüşler, neyin hizmeti bu?” ama ülkemizde maalesef; aksayan işler, hiç yapılmayanlara tercih edilir oldu!

Konuyu daha da büyütmeden kapatmak isterim. Turkcell büyük bir yapı ve bünyesinde çok fazla müşterisi var. Günümüz Türkiye’sinde böyle bir bünyenin tek tuş çağrı merkezi olması gayet güzel bir olay(geliştirilebilir). Biz tabi ki direkt arayabiliyoruz ama olay orada değil, olay onların saygıdeğer dönüşlerinde! Eee yani şimdi ufacık da olsa egomuz titriyor tabi! :)

Author: Halil Akgül

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir